Değerli ziyaretçi; SSK ve Bağ-kur Ücretli Emeklilik Hesaplamaları ve Emeklilik Başvuruları için Hizmet veriyoruz. Emeklilik başvurusu ciddi iştir yanlış başvuru yaparak mağdur olmayın. Bize danışın...

SSK VE BAĞ-KUR EMEKLİLİK HESAPLAMA
• En Erken Nereden ve Nasıl Emekli Olacağınızın Tespiti • SSK ve Bağ-kur Emeklilik Başvuruları • Emeklilik Hesaplama • Hizmetimiz Ücretlidir.
SSK ve Bağ-kur Sorularınız İçin Yazın: 

istiyorum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
istiyorum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Ocak 2013 Perşembe

Koç'tan önemli açıklama - NET KONUŞTU!


Koç'tan Kürt sorunu ile ilgili önemli açıklama
Koç'tan Kürt sorunu ile ilgili önemli açıklama

Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç: -”Bu barış sürecinin sekteye uğramamasını diliyorum. İnşallah bu görüşmeler bir şekilde devam eder. Çünkü silahla çözülemeyeceği görüldü. Dolayısı ile oturup bunun müzakere şeklinde çözülmesi lazım...

Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç, Kürt sorunuyla ilgili barış sürecine ilişkin, ”Bu barış sürecinin sekteye uğramamasını diliyorum. İnşallah bu görüşmeler bir şekilde devam eder. Çünkü silahla çözülemeyeceği görüldü. Dolayısı ile oturup bunun müzakere şeklinde çözülmesi lazım” dedi.

Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği’nin (TÜSİAD) 43. Genel Kurul toplantısında basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Koç, TÜSİAD’da yeni dönemle ilgili görüşlerinin sorulması üzerine, şunları ifade etti:

”Hem YİK Başkanı, hem Yönetim Kurulu Başkanımızın söylediği gibi (TÜSİAD) politikalarına, çalışmalarına aynı şekilde devam edecektir. Gündem çok yoğun. 2013 de enteresan bir yıl olacak. Ben 2012’den daha iyi olacağını inşallah, ümit ediyorum. Bir siyasi çalkantı olmazsa, özellikle dış tarafta, komşularımızda... Bu Kürt sorunu çok önemli tabii, demokratikleşme, Avrupa Birliği sürecinin biraz daha canlandırılması çok önemli, bayağı bir sekteye uğramıştı. Avrupalılar tarafından özellikle...

Tabii ki ekonomik gündemde baş maddelerden bir tanesini oluşturuyor. Ben bunları sayın Başkanın yeni ekibiyle layığı ile yerine getireceğine yürekten inanıyorum. Bu arada Ümit Hanım’a ve ekibine de yapmış oldukları çalışmalardan dolayı, yoğun bir üç sene geçirdiler, teşekkür etmek istiyorum.”

Mustafa Koç, ”Şu anda Kürt sorununda esen barış rüzgarları ve Paris’teki olaylar için siz neler söylersiniz?” sorusuna ”Bu barış sürecinin sekteye uğramamasını diliyorum. İnşallah bu görüşmeler bir şekilde devam eder. Çünkü silahla çözülemeyeceği görüldü. Dolayısı ile oturup bunun müzakere şeklinde çözülmesi lazım” karşılığını verdi.

MİLLİYET

21 Kasım 2012 Çarşamba

Vejetaryen tipi beslenmelerden veganla ilgili kulaktan kulağa dolaşan efsaneler - VE GERÇEKLER!


Vegan beslenmek ömrü uzatır mı?

Vejetaryen tipi beslenmelerden veganla ilgili kulaktan kulağa dolaşan efsanelere açıklık getirmek istiyorum. İşte vegan beslenenlerin dikkat etmesi gerekenler

2 Kasım 2012 Cuma

Dünyanın en pahalı spor otomobili - İstanbul Autosohow 2012 Fuarında!


Dünyanın en pahalısı ilk kez Türkiye'de görücüye çıktıDünyanın en pahalısı ilk kez Türkiye'de görücüye çıktı

Dünyanın en pahalı spor otomobil markası Bugatti, bu yıl ilk kez Türkiye'de görücüye çıktı...

31 Ekim 2012 Çarşamba

3 çocuk meselesi - BAŞBAKAN HANGİ ÜLKEYİ ÖRNEK GÖSTERDİ?


Erdoğan endişeli: "Eğer üç çocuk yapmazsak..."

Erdoğan endişeli: "Eğer üç çocuk yapmazsak..."
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Almanya ziyaretinin ilk gününde, Nicolas Berrgruen Enstitüsü’nün 'Avrupa Krizin Ötesinde' temalı toplantısında konuşma yaptı. Ardından Deutsche Welle’de çalışan Türk asıllı gazeteci Ali Aslan ile ikili açık oturuma katılan Erdoğan, kendisinin sorularını cevapladı.

7 Ekim 2012 Pazar

Ezber bozan açıklamalar - ÖNCE VATAN DEĞİL ÖNCE İNSAN!


Diyarbakır Emniyet Müdürü'nden ezber bozan açıklamalar
'Dağda ölen teröriste ağlayamıyorsanız insan değilsiniz'


Diyarbakır Emniyet Müdürü Recep Güven, gazetecilerle tanışma toplantısında yaptığı konuşmada, "Dağda ölen teröriste ağlamıyorsanız insan değilsiniz."dedi. Devletin insana hizmet için var olduğunu belirten Güven, "Önce vatan değil, önce insan. İnsanı yaşat ki devlet yaşasın. İnsanı yaşatmıyorsak, hiçbir anlamı yok" dedi.

"BOŞALTILAN HER KÖYÜN ASLINDA GELECEĞİMİZE TEHDİT OLDUĞUNU BİLİYORDUK"
Son Emniyet Müdürleri kararnamesiyle Siirt Emniyet Müdürlüğü'nden Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü'ne atanan Recep Güven, bugün gazetecilerle kahvaltıda biraraya gelerek tanıştı. Diyarbakır Polisevi'nde düzenlenen toplantıya yardımcılarıyla birlikte katılan Güven, çarpıcı açıklamalar yaptı. 1991 - 1996 yılları arasında Diyarbakır'da görev yaptığını belirten Güven, "En zor yıllar olarak bilinir. Keşke yaşanmasaydı, hiç olmazsaydı dediğimiz bir süreçte Diyarbakır'da hizmet vermeye çalıştık. Ben Polis Akademisi'nde tiyatroyu kuran insanım. Ufak tefek şiirler de yazardım. Diyarbakır'da ne tiyatroya gidebildim, ne şiir yazabildim, ne Ahmed Arif'i okuyabildim. Ancak Ankara'ya gidince Diyarbakır yavaş yavaş çıkmaya başladı. Bastrılmış duygularım, hüzünlerim, belki hafif bir travma, milör travma diyebiliriz. İnsanların çektiği acıların bizde yüreğimizde hissettik. Boşaltılan her köyün aslında geleceğimize tehdit olduğunu biliyorduk. Meçhule giden insanların herhangi bir sisteme tabi olamayacağını da biliyorduk. Belki mecburiyetti. Belki acil bir karardı. Geçmişi eleştirmek diye bir olumsuzluğa girmek istemem. Ama bugün yaşadığımız sorunun temelinde bu var" dedi.

'O ZAMANKİ SİSTEMİN HEM MAĞDURU, HEM MAHKUMU, HEM MECBURU OLMUŞTUK'


Kendisinin de aslında köyünü terk etmiş bir ailenin çocuğu olduğunu ifade eden Recep Güven, şöyle dedi: "1958 yılınd Üsküp'ten gelmek zorunda kalmışlar. 47 yıl sonra annemi Üsküp'e götürdüm. Mezarlığını bulamadı ve orada yıkıldı, oturdu ağladı. Oradan kopmak çok zor gelmişti. O'nu bizzat gördüm. Orada dedim ki empati zamanı. Bu aslında ciddi travmalara sebep olan bir sıkıntıydı. Kimimiz susarak, kimimiz uygulayarak, kimimiz kaçarak, kimisi vurarak bu sorunu karşılıklı büyüttük elbirliğiyle. Kendi insanımızla aramızda kocaman sorunlar çıkardık. Şimdi toparlanma ve normalleşmeye çalışıyoruz. Yükümüzün çok büyük olduğunu biliyorum. Sadece polisle çözülmeyecek bir sorun olduğunu da biliyorum. Güvenlikçi yaklaşımlarla bu işin çözülmeyeceğini en iyi bilenlerden biriyim. 20 yıl istihbaratta görev yaptım. Hasan Cemal'in 'Barışa emanet olun' kitabını okuduktan sonra arkasında fotoğraflar bölümüne şerh düşmüştüm. 'Haklısın, ama biz çok küçüktük. Biz o zamanki sistemin hem mağduru, hem mahkumu, hem mecburu olmuştuk. İnşallah bundan sonrası elbirliğiyle bu hale getirdiğimiz sıkıntılardan, el birliğiyle çıkmaya çalışırız."

"İKİNCİ GAFFAR OLMAK KOLAY DEĞİL"

Güven, ne kadar hizmet edilirse o kadar kazanılacağını bildiğini belirtti. Güven, "Sıkıntılı bir ortamda gelmiş olmanın ağır yükü altındayız. Rarhmetli Gaffar Ağabey gibi çok zor zamanda gelmedik. O konuşmanın bile zor olduğu zamanda geldi. Herkesin gönlünde taht kurdu. İkinci Gaffar falan deniyormuş. İkinci Gaffar olmak kolay değil . O'nun seviyesine ulaşmak her babayiğidin harcı değil. O en zor zamanda, en zor kararları verebilen, vizyon sahibi güzel bir insandı. Bu yüzden gönüllerde taht kurdu. Çok ciddi sorunlarımız, sıkıntılarımız var. Sorunları orta yere koyduk ve yol haritası çizdik. İyi insanların iyiliklerini yansıtması ve yaşatması için zaman ve zemin hazırlamak üzere görev aldığımızın bilincindeyim. Halk bize ciddi yardımcı oluyor. Bombayı ve asayiş şubesine gelen saldırıyı vatandaşın sayesinde engellemiş olduk. Beni şaşırtacak kadar ihbar geliyor. İnsanlar huzurlarına sahip çıkıyorlar"dedi.

'CANAVARLAŞMIŞ BİR TERÖRİSTİ ENTEGRE EDEMİYORSANIZ DEVLET DEĞİLSİNİZ'

2005 yılında Bahçeşehir Üniversitesi'nde bir konferasana davet edildiğini ifade eden Güven,"Konferans esnasında salondakilerin büyük ünlemlerle bakmasına sebep olan bir cümle kurdum. Biraz da eleştirildim. Dağda ölen teröriste ağlayamıyorsanız insan değilsiniz demiştim. Ama eline silah almış, çoluk çocuk demeden insan katleden canavarlaşmış bir teröristi de entegre edemiyorsanız Devlet değilsiniz. Ben bu iki duygu arasında gidip geliyorum. Benim yitik evladım dağa çıkmış. Keşke ulaşabilseydim, ona normal bir hayat sunabilseydim, onun terörize olmasına mani olabilseydim diye ağlarım. Ağlarım yani. Her teröriste de içim ezilir. Diyarbakır'ın kaderi gözyaşı ve kan olmamalıydı. Bu coğrafya o kadar güzel insan yetiştirmiş. Fakat şimdi canavarlar üretiyoruz. Denetimsizlik, kontrolsüzlük, insana ulaşamadığımızdan, insan odaklı hizmet veremediğimizden. Başka birşey değil. Bunda hepimizin payı var" dedi.

'İNSANLARI ÖLDÜRÜYORUZ, SEVGİLERİNİ ÖLDÜRÜYORUZ, YÜREKLERİNE KİN KOYUYORUZ'

Güven, bir çocuğun dağa çıkmasında herkesin payı olduğunu ifade ederek, şöyle dedi: "Nasıl öz eleştiri yapmayayım?Benim karakoldaki memurum kötü davranmasıyla, kontrollerde yaptığım aşırı güçten ötürü zaten sosyal yaşamda tutunamamış bir çocuk. Yüzlerce özgeçmiş raporu okudum istihbarattayken. Çocuk yazmış 'Ulusal kurtuluş savaşımıza katkıda bulunmak istiyorum' yazmış. Evladım senin yaşın kaç? 'Yaş 12, babam işsiz, annemi dövüyor, sosyal çevre berbat, okula güç yetiremiyorum" diyor' Ama sosyal yaşam savaşını devam ettiremiyor, 'Ben savaşmak istiyorum' diyor. Bundan ne anlamamız lazım? Çocuk kaçıyor. Bunun kaçmasındaki sebeplerden biri bensem öbürü sizsiniz. Bu toplumda bir sıkıntı var. Bunu ortaya koymazsak nasıl çözeceğiz? Tabi ki konuşacağız. Kaybettiğimiz insan. Bir evren kadar kıymetli insan. Patır patır insanlar ölüyor şurada. Her birinin hayalleri, sevgilisi, aşkı var. İnsanları öldürüyoruz, sevgilerini öldürüyoruz, yüreklerine kin koyuyoruz. Çocuk bana bakarken ters bakıyor. Evladım niye böyle bakıyorsun diyorum, 'Siz işkence yapıyorsunuz' diyor. Evladım senin yaşın yetmez diyorum. AB uyumlama sürecine en fazla uyum sağlayan biziz. Niye bana öyle bakıyorsun? Çocuk efsanelerle bir dünya yaratmış kafasında. Bu sosyal çevrenin insan üzerindeki etkisi."

'KEŞKE BU KADAR GEÇ KALMASAYDIK'

Daha önce Diyarbakır'da görev yaparkan 5 kişilik bir ekip kurarak çocuğu dağda olan annelere gitmek istediğini belirten Güven, şunları söyledi: "Seni öldürürler' dediler. Kapısını kırarak girdiğimiz insan öldürmüyor da, kapısını çalarak girdiğimiz insan mı öldürecek? Bırakın onu yapsınlar, hiç olmazsa derler ki bu insan kapı çalmaya geldi, siz bu haltı yediniz. Keşke o zaman yapabilseydik bunları. Bu kadar geç kalmasaydık. İnsanımıza bu kadar geç ulaşmasaydık. Bu kadar acıdan sonra yapmasaydık bu işleri. Acı çektik ama yeni acılarla da bu işi sürdüremeyiz. Yeni acılar, yeni acıları doğuracak, yeni kinleri getirecek, yeter. Burada hep beraber güzel bir dünya kuralım diye varız. Bakıyorum bazı ülkelere altında don yok savaşıyor. 1 milyon insan ölmüş. Konuşamıyorsanız bunlardan farkınız yok. Ne için savaşıyorsun diyorsun. Sadece kızmış. Konuşmazsak aynı durumdayız. Orta yere sorunu tam anlamıyla koymazsak sorunu çözemeyiz zaten. 5 yıl Diyarbakır'da kaldım. 5 yıldan sonra söyleyebileceğim iki cümle vardı. 'Kader mi?'diye. Yüzyıllardır Dicle'yi besler gözyaşlarım, ben ağlamazsam kurur sanırım.' Ben şiir yazıyordum. Burada 5 yıl şiir yazamadım. Bütün duygularım dumura uğradı. Akşam saat 4'ten sonra kimse sokağa çıkmıyordu. Birisi sokağa çıksın diye yalvarıyorduk. Bir tek biz vardık sokakta gezen. Saat 4'ten sonra acaba nerde olacak patlama? kimin canı yanacak? diye endişeyle bekliyorduk. Burada 5 yılda çoluğumla çocuğumla üç defa pikniğe gitmişim. 10 defa eşimle beraber sokağa çıkabilmişim."

'ÖNCE VATAN DEĞİL, ÖNCE İNSAN'

Devletin hizmet için var olduğuna değinen Güven, "Önce vatan değil, önce insan. İnsanı yaşat ki devlet yaşasın. İnsanı yaşatmıyorsak, hiçbir anlamı yok. Düzenimizin anlamı yok. Evet öz eleştiri, hem eleştiri. En büyük sorun annelere ve çocuklara uluşmak. Onlara belki ulaşamadığımız için, çok geç kaldığımız için sorun bu halde. Polis olarak yapabileceğimiz belki mevcut öğrencinin ve annenın yüzde birine ulaşmak olur. Kurum olarak tek başına becerebileceğimiz birşey değil. Tetikleyici olabiliriz, ama topyekün çözüme ancak bu kadar katkımız olabilir. Projeler zinciri başlatmayı düşünüyoruz."dedi.

Emniyet Müdür Güven, örnek olması için Kürtçe kurslarına gidip, Kürtçe'yi de öğrenceğini kaydetti.

Etiketler: Recep Güven, diyarbakır, törör, Ten, saat, Siirt, çocuk, Saat 4, Emanet, sadece, kimisi, Ankara, Kürtçe, işkence, dediler, istemem, 1 Milyon, olabilir, insanlar, Polisevi, Konferans, Ankara'ya, Hepimizin, istiyorum, Diyarbakır, Bahçeşehir, Emniyet Müdürü, Polis Akademisi, Emniyet Müdürlüğü, Polis Akademisi'nde, Bahçeşehir Üniversitesi,

Kaynak: MİLLİYET

Değerli ziyaretçi; SSK ve Bağ-kur Ücretli Emeklilik Hesaplamaları ve Emeklilik Başvuruları için Hizmet veriyoruz. Emeklilik başvurusu ciddi iştir yanlış başvuru yaparak mağdur olmayın. İletişim İçin Yazın: emeklilikuzman@gmail.com